Rusya Yüksek Mahkemesi, İnguşetya’da faaliyet gösteren Batal Hacı cemaatini terör örgütü ilan ederek ülkedeki faaliyetlerini yasakladı. 14 Ekim 2026’da Rusya Başsavcılığının başvurusu üzerine alınan karar, 19. yüzyılda yaşamış sufi şeyhi Batal Hacı Belhoroyev’in takipçilerini bir araya getiren topluluğun tamamını kapsıyor. Karar yürürlüğe girerken, cemaatin faaliyetlerine katılmanın ve örgüte destek sağlamanın ağır cezai sonuçlar doğurabileceği bildirildi.

Rus makamları, Batal Hacı cemaatinin üyelerini Kuzey Kafkasya’daki silahlı gruplara destek vermek, terör saldırılarına karışmak ve silah temin etmekle suçluyor. Rusya Başsavcılığı, cemaatin üyelerinin terör örgütlerine maddi yardım sağladığını ve çeşitli saldırılarda rol oynadığını ileri sürdü. Yüksek Mahkeme de topluluğun faaliyetlerinin terörizmi teşvik ettiği, meşrulaştırdığı ve desteklediği sonucuna vardı. Cemaat ise Rus makamlarının suçlamalarıyla gündeme gelen dini bir yapılanma olarak tanınıyor.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), cemaatin bazı üyelerinin 1990’lardan bu yana Kuzey Kafkasya’daki yasa dışı silahlı yapılanmalarla ilişki kurduğunu savunuyor. Rus makamları, toplulukla bağlantılı kişilerin silah temininden saldırıların hazırlanmasına kadar uzanan çeşitli faaliyetlere katıldığını öne sürüyor. Bu iddialar kapsamında 2004’te İnguşetya’daki silahlı saldırılar, 2009’da Nevsky Express trenine yönelik bombalı saldırı, 2019’da İnguş yetkililere yönelik cinayetler ve 2024’te Moskova’daki Crocus City Hall saldırısı sıralanıyor.

21-22 Haziran 2004’te İnguşetya’da güvenlik güçleri ve kamu kurumlarını hedef alan silahlı saldırılarda 78 kişi öldü, 113 kişi yaralandı. Rus makamları, Batal Hacı cemaatinin bazı üyelerinin saldırıya katıldığını belirtiyor. Soruşturma kapsamında 68 kişi mahkum edilirken, saldırıya katıldığı değerlendirilen bazı kişilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Rusya Başsavcılığı, bu saldırıyı cemaatin terör faaliyetleriyle bağlantılı olduğu iddiasına dayanak gösterdi.

27 Kasım 2009’da Tver bölgesinde Nevsky Express yolcu trenine düzenlenen bombalı saldırıda 27 kişi hayatını kaybetti, 132 kişi yaralandı. Rus soruşturma makamlarına göre Batal Hacı cemaatinin mensupları olan Kartoyev kardeşler, saldırıyı gerçekleştiren kişilere yardım etti. Bu olay da topluluğun terör örgütü ilan edilmesi için sunulan gerekçeler arasında yer aldı. Bununla birlikte, saldırılara ilişkin suçlamaların belirli kişilerle ilgili olduğu ve cemaatin bütün mensuplarının bu eylemlere katıldığının söylenemeyeceği ayrımı önem taşıyor.

Batal Hacı cemaatinin bazı üyeleri, 2019’da İnguşetya İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Aşırıcılıkla Mücadele Merkezi’nin başında bulunan İbrahim Elcarkiyev’e yönelik saldırılarla da ilişkilendirildi. Elcarkiyev, 12 Ocak 2019’da İnguşetya’da düzenlenen saldırı ve 2 Kasım 2019’da Moskova’da gerçekleştirilen silahlı saldırı kapsamında gündeme geldi. İkinci saldırıda Elcarkiyev’in yanı sıra kardeşi ve Rus Ulusal Muhafızları mensubu Zaur Pliyev de öldürüldü. Rus Soruşturma Komitesi, cinayetlerde cemaatin takipçilerinin rol oynadığını savunuyor.

Rus makamlarının suçlamaları arasında 22 Mart 2024’te Moskova yakınlarındaki Crocus City Hall konser salonuna düzenlenen saldırı da bulunuyor. Saldırıda 147 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı. Rus soruşturma makamları, saldırıyı gerçekleştiren kişilere silah ve mühimmat sağlanmasında Batal Hacı cemaatinin bazı mensuplarının rol aldığını ileri sürdü. Bu kapsamda adı geçen Cebrail Auşev ve Hüseyin Medov, saldırıyla bağlantılı davada ömür boyu hapis cezasına çarptırılan kişiler arasında yer aldı.

Cemaatin bazı üyeleri, Aralık 2024’te Moskova’da Rusya Silahlı Kuvvetleri Radyasyon, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Birlikleri Komutanı Korgeneral İgor Kirillov’a yönelik bombalı saldırıyla da ilişkilendirildi. Saldırıda Kirillov ve yardımcısı öldürüldü. Rus Soruşturma Komitesi, cemaat mensupları Ramazan Padiyev ve Batuhan Toçiyev’in saldırının hazırlanmasına yardım ettiğini öne sürdü. Rus makamları, bu dosyayı da topluluğun terör örgütü olarak yasaklanması kararını destekleyen olaylar arasında saydı.

İnguşetya’nın dini ve toplumsal hayatında uzun bir geçmişe sahip olan Batal Hacı cemaati, adını 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında yaşamış sufi şeyhi Batal Hacı Belhoroyev’den alıyor. Kadiriyye geleneği içindeki bir virde dayanan topluluk, özellikle İnguşetya’da güçlü aile bağları ve kuşaklar boyunca aktarılan dini aidiyetiyle biliniyor. Cemaatin kapalı yapısı nedeniyle mensuplarının sayısını kesin olarak belirlemek güç olsa da geçmişte bazı kaynaklarda binlerle ifade edilen tahminler yayımlandı.

Rusya, Batal Hacı cemaatinin silahlı kanadını daha önce de terör örgütü olarak tanımlamıştı. Şubat 2023’te alınan kararla cemaatin silahlı yapılanması terör örgütleri listesine eklenmişti. 14 Ekim 2026’da alınan yeni kararla ise yasak, silahlı kanadın ötesine taşınarak Batal Hacı Belhoroyev’in takipçilerini bir araya getiren topluluğun tamamını kapsadı. Böylece Rus makamları, daha önce belirli bir yapılanmaya yöneltilen terör suçlamalarını daha geniş bir dini topluluğa teşmil eden yeni bir hukuki adım attı.

İnguşetya Cumhuriyet Savcılığı, 15 Ekim’de yayımladığı açıklamada, kararın ardından cemaatin faaliyetlerine katılmanın ve topluluğa destek sağlamanın cezai sorumluluk doğurabileceğini bildirdi. Açıklamada, örgütün faaliyetlerini yönetmek, toplantılarına katılmak, maddi yardım sağlamak, ulaşım ve taşınmaz temin etmek, topluluğun ideolojisini açıkça desteklemek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak gibi eylemler sıralandı. Rus hukukunda terör örgütünün faaliyetlerine katılma ve destek verme suçları uzun süreli hapis cezalarına, bazı durumlarda ise ömür boyu hapse yol açabiliyor.

Karar, Kuzey Kafkasya’da dini topluluklara yönelik güvenlik politikaları ve bireysel sorumluluk tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Rus makamları, yasaklamayı geçmişteki saldırılar ve terör bağlantısı iddialarıyla gerekçelendirirken bağımsız Rusya ve Kafkasya yayınlarında cemaatin tamamının hedef alınmasının sonuçları tartışılıyor. The Moscow Times’ın Mart 2025 tarihli incelemesinde, cemaate yönelik suçlamaların yıllardır devam eden bir baskı sürecinin parçası olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verilmişti.

Cemaatin kapalı yapısı ve aidiyetin çoğu zaman aile bağları üzerinden aktarılması, yasağın kapsamına ilişkin kaygıları artırıyor. Suç işlediği belirlenen kişilerin cezalandırılması ile aynı dini çevreye mensup herkesin bir terör örgütünün parçası sayılması arasındaki ayrım, tartışmanın merkezinde bulunuyor. Yeni kararın nasıl uygulanacağı, sıradan cemaat mensuplarının dini ve toplumsal hayatını ne ölçüde etkileyeceği ve yasak kapsamında hangi faaliyetlerin suç sayılacağı, önümüzdeki dönemde İnguşetya’daki gelişmelerin temel başlıkları arasında yer alacak.

Sosyal Medyada Paylaş
LinkedIn
Twitter
Facebook

Önerilen Haberler