Rusya’da hakkında açılan soruşturma nedeniyle yaklaşık 15 yıldır Gürcistan’da yaşayan Çerkes gazeteci ve Çerkesçe öğretmeni Larisa Tuptsokova üzerindeki baskıların arttığı belirtiliyor. Adıgey kökenli gazeteci, Rus makamlarının kendisini “aşırılıkçılık” suçlamasıyla hedef aldığını, soruşturma dosyasında çok sayıda hata ve çelişki bulunduğunu savunurken, insan hakları savunucuları ve Çerkes aktivistler ise sürecin Tuptsokova’nın bağımsız gazetecilik faaliyetleri ve Çerkes kültürünün korunmasına yönelik çalışmalarıyla bağlantılı olduğunu öne sürüyor.
Tuptsokova hakkındaki soruşturmanın 21 Ağustos 2025 tarihinde başlatıldığı, ancak gazetecinin resmi bildirimden haftalar sonra haberdar olduğu ifade edildi. Ekim 2025’te güvenlik güçlerinin Adıgey’de yaşayan anne ve babasının evinde arama yaptığı, yakınlarının sorgulandığı ve soruşturmanın gazetecinin yokluğunda sürdürüldüğü bildirildi. Gürcistan’da yaşayan Tuptsokova ise kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki dayanaklarının açık biçimde ortaya konulmadığını savunuyor.
Soruşturmanın merkezinde, Tuptsokova’nın geçmişte görev yaptığı Tiflis merkezli Çerkes Kültür Merkezi bulunuyor. Rusya Adalet Bakanlığı, Temmuz 2024’te merkezi “aşırılıkçı” kabul edilen bir yapılanmanın parçası olarak ilan etmişti. Ancak Tuptsokova, kurumdaki görevinden 2023 yılında ayrıldığını ve soruşturma dosyasında çalışma pozisyonu ile faaliyetlerine ilişkin bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Gazeteciyi destekleyen yaklaşık 30 Çerkes aktivist, akademisyen ve insan hakları savunucusu da Rusya Başsavcılığına başvurarak dosyadaki maddi hatalara dikkat çekti.
Tuptsokova’nın itirazlarında, soruşturma makamlarının biyografisine ve ailesine ilişkin bilgileri dahi yanlış aktardığı ifade edildi. Gazeteci, üç çocuk annesi olmasına rağmen dosyada çocuğu olmadığı yönünde kayıt bulunduğunu, ayrıca Circassian Media adlı medya projesindeki rolünün de gerçeğe aykırı biçimde sunulduğunu söyledi. Circassian Media’nın kurucusu ve editörü Aydemir Kazanoko da Tuptsokova’nın projenin kurucusu değil, belirli programlarda görev alan bir isim olduğunu belirterek soruşturmadaki iddialara karşı çıktı.
Baskıların yalnızca soruşturmayla sınırlı kalmadığı da öne sürülüyor. Ağustos 2025’te internette, Çerkes Kültür Merkezi adına açıldığı iddia edilen sahte bir internet sitesinde Tuptsokova ve bazı Çerkes medya çalışanları adına içerikler yayımlandı. Circassian Media yetkilileri sitenin sahte olduğunu açıklarken, olayın ardından devlet televizyonunda yayımlanan haberlerde bazı Çerkes gazeteci ve aktivistlerin yabancı yapılarla ilişkilendirildiği belirtildi. Çerkes çevreleri bu gelişmeleri ileride açılabilecek davalar için zemin hazırlama girişimi olarak değerlendirdi.
Çerkes sivil toplum temsilcileri ise Tuptsokova dosyasının münferit bir olay olmadığını savunuyor. Çerkes kamu kuruluşu Habze’nin yöneticilerinden Martin Koçesoko, Rusya’da bağımsız faaliyet yürüten Çerkes aktivistlere yönelik baskıların uzun süredir devam ettiğini belirterek, toplu açıklamalara imza atan kişilerin polis tarafından aranmasının ve ifadeye çağrılmasının artık yaygın bir uygulama haline geldiğini söyledi. Aktivistlere göre soruşturma, kültürel ve eğitsel çalışmalar üzerinde caydırıcı bir etki oluşturmayı amaçlıyor.
Tuptsokova ise yaşananlar nedeniyle Rusya’daki öğrencileriyle yürüttüğü bazı çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldığını belirtti. Buna rağmen Çerkes toplumunun sessizleşmediğini savunan gazeteci, Çerkes dili ve kültürüne yönelik ilginin son yıllarda artmaya devam ettiğini ifade etti. Rus soruşturma makamları ise dosyada hata ve usulsüzlük bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı.
Dosya, Gürcistan’da yaşayan bir Çerkes gazeteciye yönelik soruşturmanın ötesinde, son yıllarda Çerkes kimliği, kültürel faaliyetler ve bağımsız medya çalışmaları etrafında yaşanan tartışmaların yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarında da Gürcistan ve Güney Kafkasya bölgesinde gazetecilere yönelik baskıların arttığına dikkat çekilirken, Tuptsokova hakkındaki sürecin Çerkes diasporasında yakından takip edildiği belirtiliyor.


