Rusya’da son yıllarda Müslümanların ibadet faaliyetleri nedeniyle para cezalarına, idari soruşturmalara ve çeşitli yaptırımlara maruz kaldığına ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi. Özellikle namaz, Kur’an eğitimi ve dini toplantılar nedeniyle açılan davalar, ülkedeki din özgürlüğü uygulamalarına yönelik eleştirileri artırırken insan hakları savunucuları söz konusu uygulamaların ibadet özgürlüğünü sınırladığını savunuyor.
Özgürlük Radyosu’nun (Radio Svoboda) yayımladığı ve Türkçeye “Namaz İçin Para Cezası: Rusya’da Müslümanlar Dini Vecibelerini Yerine Getirdikleri İçin Nasıl Cezalandırılıyor?” başlıklı haberde, farklı bölgelerde yaşayan Müslümanların yalnızca dini ritüellerini yerine getirdikleri gerekçesiyle yaptırımlarla karşı karşıya kaldığı örnekler sıralandı. Haberde, özellikle toplu namazlar, evlerde düzenlenen dini buluşmalar ve resmi makamlar tarafından uygun görülmeyen ibadet faaliyetlerinin idari soruşturmaların konusu haline geldiği belirtildi.
İnsan hakları kuruluşu Forum 18’in derlediği verilere göre Rusya’da 2024 yılı boyunca en az 90 kişi, 2025 yılının ilk aylarında ise onlarca kişi “yasadışı misyonerlik faaliyeti” suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı. Bu davalar arasında Müslümanların namaz kıldırması, Kur’an dersleri vermesi veya ibadet toplantıları düzenlemesi nedeniyle verilen para cezaları da bulunuyor. Araştırmacılar, ibadet amacı taşıyan faaliyetlerin misyonerlik olarak değerlendirilmesinin din özgürlüğü açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade ediyor.
Forum 18’in yayımladığı dava kayıtlarında, Stavropol bölgesinde bir Müslüman öğretmenin kız öğrencilere namaz ve Kur’an eğitimi verdiği gerekçesiyle cezalandırıldığı, farklı bölgelerde ise dini toplantılar düzenleyen kişilere idari yaptırımlar uygulandığı kaydedildi. Kuruluş, birçok davada güvenlik birimlerinin ve savcılık makamlarının neden sıradan ibadet faaliyetlerini cezalandırma yoluna gittiğine ilişkin sorulara yanıt vermediğini aktardı.
Benzer uygulamalar yalnızca bireylerle sınırlı kalmıyor. Tula kentindeki bir Müslüman topluluğu, ibadet salonunda bulunan bazı dini yayınlarda resmi kuruluş adının eksik olduğu gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı ve bazı yayınlara el konuldu. Soruşturmanın, savcılık ve güvenlik birimlerinin gerçekleştirdiği denetim sonrasında açıldığı bildirildi. İnsan hakları savunucuları, bu tür uygulamaların teknik eksiklikleri gerekçe göstererek dini topluluklar üzerinde baskı oluşturduğunu öne sürüyor.
Rusya’da toplu ibadetlere ilişkin kısıtlamalar da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ülkedeki bazı resmi açıklamalarda, kamuya açık alanlarda yetkililerden izin alınmadan gerçekleştirilen toplu namazların izinsiz gösteri veya toplantı kapsamında değerlendirilebileceği, bu nedenle para cezalarının uygulanabileceği hatırlatıldı. Uzmanlar ise yeterli ibadet alanının bulunmadığı bölgelerde Müslümanların zaman zaman açık alanlarda namaz kılmak zorunda kaldığını ve bu durumun cezalandırılmasının inanç özgürlüğüyle bağdaşmadığını savunuyor.
Rus yetkililer ise uygulamaların belirli bir dine karşı olmadığını, mevcut mevzuatın bütün dini topluluklar için geçerli olduğunu belirtiyor. Rusya Adalet Bakanlığı ve ilgili yasal düzenlemelerde misyonerlik faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin ayrıntılı kurallar bulunurken, din özgürlüğüne ilişkin ihlaller ve dini faaliyetlerdeki usul eksiklikleri için idari yaptırımlar öngörülüyor. Yetkililere göre amaç kamu düzenini ve yasal çerçeveyi korumak.
Buna karşın insan hakları örgütleri ve bağımsız gözlemciler, son yıllarda özellikle Müslümanlar başta olmak üzere çeşitli dini grupların ibadet faaliyetleri nedeniyle daha sık soruşturmalarla karşılaştığını belirtiyor. Uzmanlar, ibadet ile misyonerlik arasındaki sınırın kimi zaman belirsiz şekilde yorumlandığını, bunun da sıradan dini faaliyetlerin cezai veya idari yaptırımlara konu olmasına yol açtığını ifade ediyor. Tartışmalar sürerken Rusya’da din özgürlüğünün sınırları ve devletin dini faaliyetlere müdahalesi konusu kamuoyundaki önemini koruyor.


